📖 Hobbies and abilities (can/can't)
Hobbies and abilities (can/can't), 3. Sınıf İngilizce dersinin 4. ünitesi "Family Life" içindeki konulardan biri. Ünite oyununda bu konudan 5 soru var. Aşağıda kısa konu anlatımı ve çözümlü 5 örnek soru bulursun. Soruları hemen çözebilirsin — üyelik gerekmez.
📖 Hobbies and abilities (can/can't) konu anlatımı
11 dakikada okunur · 3. Sınıf İngilizce
Bu konuda hobilerimizi ve yapabildiklerimizi İngilizce anlatmayı öğreniyoruz. Temel yapı can (yapabilmek) ve can't (yapamamak): "I can play basketball well, but I can't play football." (Basketbolu iyi oynayabilirim ama futbol oynayamam.) Soru: "Can you swim?" → "Yes, I can." / "No, I can't."
🎸 Hobbies — Hobiler
| İngilizce | Türkçesi |
|---|---|
| play chess | satranç oynamak |
| play football | futbol oynamak |
| play basketball | basketbol oynamak |
| play volleyball | voleybol oynamak |
| play the piano | piyano çalmak |
| play the guitar | gitar çalmak |
| play the violin | keman çalmak |
| swim | yüzmek |
| ride a bike | bisiklet sürmek |
| dance | dans etmek |
| sing | şarkı söylemek |
| draw / paint | resim çizmek / boyamak |
| read books | kitap okumak |
| cook | yemek yapmak |
| run | koşmak |
| skate | paten kaymak |
ÇOK ÖNEMLİ — "play" ile "the" kullanımı:
Bu, İngilizcenin en ince kurallarından biridir:
| Ne? | "the" var mı? | Örnek |
|---|---|---|
| Müzik aleti | VAR | play the piano, play the guitar, play the violin |
| Spor / oyun | YOK | play football, play chess, play basketball |
DOĞRU : I can play the piano. (müzik aleti → the) DOĞRU : I can play football. (spor → the yok) YANLIŞ: I can play piano. YANLIŞ: I can play the football.
Kuralı nasıl hatırlarız?
Müzik aleti ÇALINIR → the piano, the guitar, the violin Spor OYNANIR → football, basketball, chess
"play" kullanılmayan hobiler: Bazı hobiler "play" almaz, kendi fiilleri vardır:
swim → yüzmek (play swim DEĞİL) dance → dans etmek sing → şarkı söylemek cook → yemek yapmak ride a bike → bisiklet sürmek
💪 can / can't — Yapabilme
can = yapabilmek (yetenek)
can't = yapamamak (can not'un kısaltması)
Temel kalıp:
I can swim. → Yüzebilirim. I can't swim. → Yüzemem.
ÇOK ÖNEMLİ KURALLAR:
1. can'dan sonra fiil YALIN gelir:
DOĞRU : I can swim. YANLIŞ: I can to swim. YANLIŞ: I can swimming. YANLIŞ: I can swims.
2. can hiçbir kişide değişmez:
I can ... She can ... You can ... We can ... He can ... They can ...
Ne "cans" ne "caning" olur! Bu, can'i öğrenmesi en kolay fiillerden biri yapar.
DOĞRU : She can play the piano. YANLIŞ: She cans play the piano.
3. Soru yaparken can ÖNE geçer:
DÜZ CÜMLE : You can swim. SORU : Can you swim?
| Soru | Türkçesi | Cevaplar |
|---|---|---|
| Can you swim? | Yüzebilir misin? | Yes, I can. / No, I can't. |
| Can you cook? | Yemek yapabilir misin? | Yes, I can. / No, I can't. |
| Can you play chess? | Satranç oynayabilir misin? | Yes, I can. / No, I can't. |
| Can she play the guitar? | O gitar çalabilir mi? | Yes, she can. / No, she can't. |
Dikkat: Soruda da -s ya da does kullanılmaz:
DOĞRU : Can she play the piano? YANLIŞ: Does she can play the piano? YANLIŞ: Can she plays the piano?
Olumsuz yazımı:
can not → cannot → can't
Üçü de doğrudur; günlük kullanımda can't tercih edilir.
⭐ well / very well — Ne kadar iyi?
Bir şeyi ne kadar iyi yapabildiğimizi söylemek için well kullanılır.
| İngilizce | Türkçesi |
|---|---|
| well | iyi |
| very well | çok iyi |
| not very well | pek iyi değil |
| a little | biraz |
Örnekler:
I can swim well! → İyi yüzebilirim! I can play basketball well, but I can't play football. → Basketbolu iyi oynayabilirim ama futbol oynayamam. She can play the piano very well. → O piyanoyu çok iyi çalabilir. I can cook a little. → Biraz yemek yapabilirim.
Dikkat — "well" nereye konur?
Well, nesneden sonra gelir:
DOĞRU : I can play basketball well. YANLIŞ: I can play well basketball. YANLIŞ: I can well play basketball.
"good" ile "well" farkı: İkisi de "iyi" demektir ama farklı yerlerde kullanılır:
| Sözcük | Neyi niteler? | Örnek |
|---|---|---|
| good | İsmi | He is a good boy. (iyi bir çocuk) |
| well | Fiili | He can swim well. (iyi yüzer) |
DOĞRU : I can swim well. YANLIŞ: I can swim good.
"but" ile karşıtlık:
I can play basketball well, BUT I can't play football. → ... ama futbol oynayamam.
but = ama, fakat. İki zıt bilgiyi birbirine bağlar.
🗣️ Hobi ve yetenek hakkında konuşmak
Hobi sormak:
| Soru | Türkçesi | Örnek cevap |
|---|---|---|
| What is your hobby? | Hobin ne? | My hobby is playing chess. |
| What is your uncle's hobby? | Amcanın hobisi ne? | He likes playing chess. |
| What do you like doing? | Ne yapmayı seversin? | I like swimming. |
| Can you play the guitar? | Gitar çalabilir misin? | Yes, I can. |
Dikkat — "like" ve "can" farkı:
I LIKE playing chess. → Satranç oynamayı SEVERİM. (beğeni) I CAN play chess. → Satranç oynayabilirim. (yetenek)
Bir şeyi sevebilir ama yapamayabiliriz; ya da yapabilir ama sevmeyebiliriz:
I like football, but I can't play it well. → Futbolu severim ama iyi oynayamam. I can play the violin, but I don't like it. → Keman çalabilirim ama sevmem.
Dikkat — "like"tan sonra -ing gelir:
DOĞRU : I like playing chess. I like swimming. DOĞRU : He likes playing chess. YANLIŞ: I like play chess.
Ama can'den sonra yalın fiil gelir:
I can play chess. (yalın) I like playing chess. (-ing)
Örnek diyalog:
— What is your hobby? — My hobby is playing basketball. Can you play basketball? — No, I can't. But I can swim very well! — Great! Can you play chess? — Yes, I can. I often play chess with my grandpa.
Türkçesi:
— Hobin ne? — Hobim basketbol oynamak. Sen basketbol oynayabilir misin? — Hayır, oynayamam. Ama çok iyi yüzebilirim! — Harika! Satranç oynayabilir misin? — Evet, oynayabilirim. Sık sık büyükbabamla satranç oynarım.
Faydalı ifadeler:
| İngilizce | Türkçesi |
|---|---|
| What about you? | Ya sen? |
| Great! | Harika! |
| Well done! | Aferin! |
| Me too! | Ben de! |
🧩 Örnekle anlayalım
a) "play" fiiliyle kullanılan hobilerde "the" ne zaman kullanılır, ne zaman kullanılmaz? b) "Basketbolu iyi oynayabilirim ama futbol oynayamam" cümlesini İngilizce yazınız. c) "Can you swim?" sorusuna olumlu ve olumsuz kısa cevap veriniz. d) "can"den sonra fiil nasıl gelir, "can" kişiye göre değişir mi? e) "I like playing chess" ile "I can play chess" arasındaki fark nedir?
Çözümü göster
a) "play" ile "the" kullanımı
Bu, İngilizcenin en ince ve en çok hata yapılan kurallarından biridir:
| Ne? | "the" var mı? | Örnekler |
|---|---|---|
| Müzik aleti | VAR | play the piano, play the guitar, play the violin |
| Spor / oyun | YOK | play football, play basketball, play chess, play volleyball |
DOĞRU : I can play the piano. DOĞRU : I can play football. YANLIŞ: I can play piano. YANLIŞ: I can play the football.
Kuralı nasıl hatırlarız?
Müzik aleti ÇALINIR → the ile : the piano, the guitar Spor OYNANIR → the yok : football, chess
Başka bir hatırlama yolu: müzik aletleri belirli nesnelerdir (odadaki o piyano), sporlar ise soyut etkinliklerdir (futbol diye bir nesne yok).
Bir de "play" almayan hobiler var:
swim → yüzmek (play swim DEĞİL) dance → dans etmek sing → şarkı söylemek cook → yemek yapmak ride a bike → bisiklet sürmek
Bunlar kendi fiilleriyle kullanılır.
b) "Basketbolu iyi oynayabilirim ama futbol oynayamam"
Cevap: *I can play basketball well, but I can't play football.*
Cümleyi parçalayalım:
I can play = oynayabilirim basketball = basketbol (the YOK — spor) well = iyi (nesneden SONRA) but = ama I can't play = oynayamam football = futbol (the YOK — spor)
Üç dikkat noktası:
1. "well" nereye konur? Nesneden sonra:
DOĞRU : I can play basketball well. YANLIŞ: I can play well basketball. YANLIŞ: I can well play basketball.
2. "good" değil "well":
DOĞRU : I can swim well. YANLIŞ: I can swim good.
good ismi niteler (a good boy), well fiili niteler (swim well).
3. can't = can not'un kısaltması. cannot ya da can not da yazılabilir, ama günlük kullanımda can't tercih edilir.
c) "Can you swim?" kısa cevapları
Olumlu: *Yes, I can.*
Olumsuz: *No, I can't.*
Uzun cevaplar: *Yes, I can swim.* / *No, I can't swim.*
Dikkat — cevapta sorunun fiilini kullanırız:
| Soru | Olumlu | Olumsuz |
|---|---|---|
| Can you swim? | Yes, I can. | No, I can't. |
| Can she play the piano? | Yes, she can. | No, she can't. |
| Can they cook? | Yes, they can. | No, they can't. |
YANLIŞ: Can you swim? → Yes, I do. YANLIŞ: Can you swim? → Yes, I am. DOĞRU : Can you swim? → Yes, I can.
Soru yapısına da dikkat: can cümlenin başına geçer:
DÜZ CÜMLE : You can swim. SORU : Can you swim?
Ve soruda does ya da -s kullanılmaz:
DOĞRU : Can she play the piano? YANLIŞ: Does she can play the piano? YANLIŞ: Can she plays the piano?
d) "can"den sonra fiil ve kişi değişimi
1. can'den sonra fiil YALIN gelir:
DOĞRU : I can swim. YANLIŞ: I can to swim. YANLIŞ: I can swimming. YANLIŞ: I can swims.
2. can hiçbir kişide DEĞİŞMEZ:
I can ... We can ... You can ... They can ... He can ... She can ...
Ne "cans" ne "caning" olur!
DOĞRU : She can play the piano. YANLIŞ: She cans play the piano.
Bu neden güzel bir haber? Çünkü başka fiillerde he/she/it ile -s eklemek zorunludur:
| Fiil | he/she/it ile |
|---|---|
| play | she plays |
| swim | she swims |
| can | she can (değişmez!) |
Yani can, İngilizcede öğrenmesi en kolay fiillerden biridir — hiç değişmez.
e) "I like playing chess" ile "I can play chess" farkı
Bu iki cümle tamamen farklı şey söyler:
| Cümle | Ne söyler? | Türkçesi |
|---|---|---|
| I like playing chess. | BEĞENİ | Satranç oynamayı severim. |
| I can play chess. | YETENEK | Satranç oynayabilirim. |
Fark neden önemli? Çünkü bir şeyi sevmek ile yapabilmek aynı şey değildir:
I like football, but I can't play it well. → Futbolu severim ama iyi oynayamam. (SEVİYORUM ama YAPAMIYORUM) I can play the violin, but I don't like it. → Keman çalabilirim ama sevmem. (YAPABİLİYORUM ama SEVMİYORUM)
Bir de yapıları farklıdır:
like + fiil-ING : I like playING chess. can + YALIN fiil : I can play chess.
DOĞRU : I like playing chess. YANLIŞ: I like play chess. DOĞRU : I can play chess. YANLIŞ: I can playing chess.
Üçüncü tekil kişide de farklıdırlar:
She likeS playing chess. (-s gelir) She can play chess. (can değişmez)
İkisini bir arada kullanalım:
*I like playing basketball and I can play it well. I like swimming too, but I can't swim very well.*
>
(Basketbol oynamayı severim ve iyi oynayabilirim. Yüzmeyi de severim ama çok iyi yüzemem.)
⚠️ Sık yapılan hatalar
- “I can play piano” yanlıştır. Müzik aletlerinde the kullanılır: play the piano.
- “I can play the football” yanlıştır. Sporlarda the kullanılmaz: play football.
- “I can to swim” yanlıştır. can'den sonra fiil yalın gelir: I can swim.
- “She cans play the piano” yanlıştır. can hiçbir kişide değişmez: She can play.
- “Does she can play chess?” yanlıştır. Soruda can öne geçer: Can she play chess?
- “I can swim good” yanlıştır. Fiili niteleyen sözcük well'dir: I can swim well.
- “I like play chess” yanlıştır. like'tan sonra -ing gelir: I like playing chess.
- “Can you swim? → Yes, I do.” yanlıştır. Cevap sorunun fiilini kullanır: Yes, I can.
✏️ Hobbies and abilities (can/can't) soruları
Şıkka dokun, doğru mu yanlış mı hemen gör; altında çözümü çıkar. Üyelik gerekmez.
1. Hangisi doğrudur?
Spor ve oyun adlarında "the" kullanılmaz.
Doğrusu: play football.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: I play football.
Spor ve oyun adlarında "the" kullanılmaz.
Doğrusu: play football.
2. Hangisi doğrudur?
Müzik aletlerinde "the" kullanılır.
Doğrusu: play the piano.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: She plays the piano.
Müzik aletlerinde "the" kullanılır.
Doğrusu: play the piano.
3. "I can swim." ne demektir?
"can" yapabilmeyi bildirir.
Doğrusu: Yüzebilirim.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Yüzebilirim.
"can" yapabilmeyi bildirir.
Doğrusu: Yüzebilirim.
4. Olumsuz biçimi hangisidir: He can dance.
"can" olumsuzu "can't"tır.
Ardından fiil yalın gelir: can't dance.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: He can't dance.
"can" olumsuzu "can't"tır.
Ardından fiil yalın gelir: can't dance.
5. "Can you ride a bike?" sorusuna kısa yanıt hangisidir?
Soru "Can" ile başlıyor.
Kısa yanıt da "can" ile verilir.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Yes, I can.
Soru "Can" ile başlıyor.
Kısa yanıt da "can" ile verilir.
📚 "Family Life" ünitesinin konuları
- Family members and their ages
- Daily routines and chores
- Hobbies and abilities (can/can't)