İçeriğe atla
← 5. Ünite: İletişim ve Sosyal İlişkiler

📖 Gülü İncitme Gönül

Gülü İncitme Gönül, 5. Sınıf Türkçe dersinin 5. ünitesi "İletişim ve Sosyal İlişkiler" içindeki konulardan biri. Ünite oyununda bu konudan 5 soru var. Aşağıda kısa konu anlatımı ve çözümlü 5 örnek soru bulursun. Soruları hemen çözebilirsin — üyelik gerekmez.

📖 Gülü İncitme Gönül konu anlatımı

3 dakikada okunur · 5. Sınıf Türkçe

Bestami Yazgan’ın “Gülü İncitme Gönül” şiiri, her dörtlüğün sonunda tekrarlanan bir seslenişle kurulur: “…incitme gönül”. Şiir, insanın doğaya ve insana karşı nasıl davranması gerektiğini öğütler: balı, dalı, dili, gülü, yolu incitmemek. Kitap bu şiirle çok anlamlı kelimeleri (geçinmek, hayır, mahsus, engin, gönül) ve atasözlerindeki anlamları çalıştırır.

🌹 Şiir ne anlatıyor?

Her dörtlük bir öğüt verir ve aynı kalıpla biter:

  • Çiçeklerle hoş geçin, balı incitme gönül. Küçük bir meyve için dalı incitme: yani bir çıkar için bir canlıya zarar verme.
  • Konuşmak bize mahsus, olsa da bir güzel süs: “Ya hayır de, yahut sus.” Dili incitme: sözünü ölç, gereksiz konuşarak kimseyi yaralama.
  • Sevmekten geri kalma, yapan ol, yıkan olma, sevene diken olma; gülü incitme.
  • Başın yüksek olsa da gözün enginde gerek; kibirle yürüyerek yolu incitme.

Şiirin ana duygusu incelik ve merhamettir; ana fikri ise şudur: insan hem doğaya hem insana karşı sözüyle ve davranışıyla nazik olmalıdır.

🔁 Nakarat, kafiye, redif

Şiirin yapısı tekrar üzerine kuruludur:

KavramŞiirdeki karşılığı
NakaratHer dörtlüğün sonunda dönen “…incitme gönül” dizesi
RedifTekrarlanan aynı kelime: “incitme gönül”
KafiyeDize sonlarındaki ses benzerliği: balı – dalı; süs – sus; olma – kalma
DörtlükDört dizeden oluşan her birim

Nakarat ne işe yarar? Öğüdü akılda kalıcı kılar. Türkü ve ilahilerde de aynı yöntem kullanılır: dönen dize, şiirin çivisi gibidir.

Dikkat: “balı – dalı” örneğinde “-alı” sesleri kafiyeyi, “incitme gönül” ifadesinin tekrarı redifi oluşturur.

📚 Çok anlamlı kelimeler

Şiirdeki bazı kelimeler günlük dilde birden çok anlama gelir. Hangi anlama geldiği cümleden anlaşılır:

KelimeŞiirdeki anlamıBaşka anlamları
geçinmekuzlaşmak, anlaşmak (“çiçeklerle hoş geçin”)yaşamak için gerekeni sağlamak
hayır“olmaz, öyle değil” anlamında onamamaiyilik, karşılık beklenmeden yapılan yardım
mahsusbirine ait olan, özgü (“konuşmak bize mahsus”)bilerek, kasten
enginalçak, aşağıda olan (“gözün enginde gerek”)ucu bucağı görünmeyen kadar geniş
gönülsevgi ve duyguların kaynağı; yürek, kalpistek, arzu

“Gözün enginde gerek” dizesi iki anlamla da okunabilir: hem alçakgönüllü ol hem bakışın geniş olsun. Şiirin güzelliği buradan gelir.

“Gönül” kelimesi atasözlerinde de sık geçer:

  • Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. → sevgi, görüşmekle tazelenir.
  • Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya baş. → istemeyerek yapılan iş iyi sonuç vermez.
  • Çobanın gönlü olursa tekeden yağ çıkarır. → insan isterse zor işi de başarır.

🧩 Örnekle anlayalım

Aşağıdaki cümlelerde “hayır” ve “engin” kelimeleri hangi anlamda kullanılmıştır? Yazınız.

I. Teklifine hayır demek zorunda kaldım.
II. Yaptığı hayır, yıllar sonra kendisine döndü.
III. Dağın tepesinden engin ovaya baktık.
IV. Engin bir bilgiye sahip olmasına rağmen hiç kibirlenmedi.

Çözümü göster

I. “Olmaz, kabul etmiyorum” anlamında onamama bildiren söz. Burada “hayır” bir cevaptır.

II. İyilik, karşılık beklemeden yapılan yardım. “Hayır yapmak” kalıbında bu anlam kullanılır.

III. Alçakta olan, aşağıda uzanan yer. Dağın tepesinden bakıldığı için ova aşağıdadır.

IV. Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş. Burada “engin bilgi”, çok geniş bilgi demektir.

Yöntem: Çok anlamlı bir kelimeyi çözmek için önce yanındaki kelimelere bak. “hayır demek” ile “hayır yapmak”, “engin ova” ile “engin bilgi” birbirinden bu yolla ayrılır.

⚠️ Sık yapılan hatalar

  • “Bir kelimenin tek anlamı vardır” yanlıştır. “Hayır”, “engin”, “mahsus” gibi kelimeler çok anlamlıdır; anlamı cümle belirler.
  • “Nakarat ile kafiye aynı şeydir” yanlıştır. Nakarat tekrarlanan dize, kafiye dize sonlarındaki ses benzerliğidir.
  • “Şiirin öğüdü yalnız doğayla ilgilidir” demek eksiktir. Şiir dili incitmemeyi, yani söze dikkat etmeyi de öğütler.
💡 Aklında kalsın: “Gülü İncitme Gönül” şiiri, her dörtlüğün sonunda dönen nakaratla hem doğaya hem insana karşı incelikli olmayı öğütler; şiirdeki hayır, engin, mahsus, geçinmek gibi kelimeler çok anlamlıdır ve anlamları bağlamdan bulunur.

✏️ Gülü İncitme Gönül soruları

Şıkka dokun, doğru mu yanlış mı hemen gör; altında çözümü çıkar. Üyelik gerekmez.

1. Bir şiirde her dörtlüğün **sonunda aynı dize** yineleniyorsa, yinelenen bu dizeye ne denir?

Cevabı ve çözümü göster

Cevap: Nakarat

Şiirde belli aralıklarla yinelenen dize ya da bölüme **nakarat** denir.
Nakarat şiirin asıl düşüncesini her dörtlükte yeniden duyurur.
**Dörtlük** dört dizeden oluşan bölüm, **dize** bir satır, **uyak** ise dize sonlarındaki ses benzerliğidir.

2. **"Sevmekten geri kalma,** **Yapan ol, yıkan olma."** Bu dizelerde okura verilen **öğüt** nedir?

Cevabı ve çözümü göster

Cevap: İnsanlara yarar sağla, zarar verme.

"Yapan ol" kurmayı, yarar sağlamayı; "yıkan olma" zarar vermemeyi anlatır.
"Sevmekten geri kalma" ise insanlara açık olmayı söyler.
İkisi birleşince öğüt şudur: **yarar sağla, zarar verme**.
"Yapan/yıkan" burada **mecaz** anlamdadır; bina onarmakla ilgili değildir.

3. **"Komşumuza kapıyı açtığımda yüzü asılmıştı. Oturup dinledik; kalkarken **yüzü gülüyordu**."** Bu metinde geçen **"yüzü gülmek"** deyimi hangi anlamda kullanılmıştır?

Cevabı ve çözümü göster

Cevap: Sevinmek, neşelenmek

Deyimler sözcüklerin **gerçek anlamıyla** açıklanamaz; kalıp hâlinde bir anlam taşır.
Komşu önce üzgün ("yüzü asılmıştı"), konuşunca durumu değişiyor.
Bu karşıtlıktan "yüzü gülüyordu" sözünün **sevinmek** anlamına geldiği anlaşılır.
Yüksek sesle gülmek sözün **gerçek** anlamını düşünmek olur; deyimde geçerli değildir.

4. **"Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz."** Bu atasözüyle anlatılmak istenen nedir?

Cevabı ve çözümü göster

Cevap: Bir insanın kalbi kırıldığında eski hâline dönmesi çok güçtür.

"Sırça" cam demektir; gönül **cam bir saraya benzetilmiştir**.
Cam kırılınca eski hâline gelmez; atasözü bunu insanın kalbi için söyler.
Yani: kalp kırmak kolay, onarmak çok zordur.
Atasözlerinde anlatılan **gerçek nesne değil**, ona benzetilen durumdur.

5. **"Ödevini göstermesini isteyen arkadaşına Deniz, "Benim defterim bugün çok yorgun." dedi."** Deniz'in sözünde **örtük** olarak anlatılan nedir?

Cevabı ve çözümü göster

Cevap: Ödevini vermek istemediğini doğrudan söylemeden belirtmiştir.

**Açık ifade** doğrudan söyler; **örtük ifade** söylemeden sezdirir.
"Defterim yorgun" sözü gerçek olamaz; defter yorulmaz.
Deniz bu sözle "vermek istemiyorum" anlamını **doğrudan söylemeden** iletmiştir.
Ödevini yapmadığını söylemek **açık** bir ifade olurdu; burada öyle bir söz yok.
Örtük ifadeyi anlamak için sözün gerçek anlamıyla **duruma** birlikte bakmak gerekir.

📝 Bu konu hangi yazılıda çıkar?

MEB'in ortak yazılı konu-soru dağılım tablosuna göre bu ünite şu yazılılarda sorulur. Okulundaki zümre tablodaki senaryolardan birini seçer.

📚 "İletişim ve Sosyal İlişkiler" ünitesinin konuları