📝 5. Sınıf Türkçe 2. Dönem 2. Yazılı
MEB takvimine göre 2026-2027 eğitim yılında 2. dönem 2. yazılı 7-18 Haziran 2027 arasında yapılır. MEB'in 2025-2026 yılı ortak yazılı konu-soru dağılım tablosuna göre bu yazılı tema değil beceri ölçer: sorular ders kitabındaki ya da yeni okuma metinlerinden gelir. Bu döneme kadar 4-6. ünitelerin temaları işlenmiş olur. Aşağıda konuları, cevaplı örnek soruları ve her ünitenin testini bulursun.
📋 Ölçülen beceriler: MEB 2025-2026 2. dönem 2. ortak yazılı tablosu, 6 senaryo, 5-7 soru. Üst düzey çıkarım, metinler arası karşılaştırma, yorumlama, değerlendirme, eleştiri, probleme çözüm, çoklu ortam; yazmada yorum/eleştiri/problem çözümü yazma.
Okulundaki zümre, MEB tablosundaki senaryolardan birini seçer; öğretmeninin duyurduğu konuları esas al.
- Konuları gözden geçir; bilmediğin konunun testini çöz.
- Deneme sınavıyla kendini ölç; yanlışlarını çalış.
Önerimiz: her gün 20 dakika. Önce konular ve ünite testleri; son hafta örnek kâğıt ve deneme.
📚 Bu döneme kadar işlenen temalar
📖 4. Ünite: Geleneklerimiz
Ünitenin konuları ve 25 soruluk testi ›📖 5. Ünite: İletişim ve Sosyal İlişkiler
- Ev
- Tatlı Günler
- Gülü İncitme Gönül
- Komşumuz Nergis Teyze - Çiçek Dayanışması (Dinleme)
- Herkes Önemli (Okuma Keyfi)
✏️ 2. Dönem 2. Yazılı örnek soruları
Yazılıya giren ünitelerden 9 soru. Önce kendin çöz, sonra cevaba bak.
1. **"Bayram sabahı dedemin elini öpmek için sıraya girdik. En küçük kuzenim öne geçmek isteyince babam uyardı: 'Burada **sıra gözetilir**, acele edilmez.'"** Bu metinde geçen **"sıra gözetmek"** sözüyle anlatılmak istenen nedir?
Metinde küçük kuzen **öne geçmek** istiyor ve bu yüzden uyarılıyor; devamında "acele edilmez" deniyor.
Demek ki "sıra gözetmek", belirlenmiş bir **düzene ve önceliğe uymak** demektir.
Hızlıca bitirmek sözün tam tersidir; metinde acele edilmemesi isteniyor.
Başkası yerine karar vermek ya da uzun süre beklemek bu bağlama uymaz.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Belirli bir düzene ve önceliğe uymak
Metinde küçük kuzen **öne geçmek** istiyor ve bu yüzden uyarılıyor; devamında "acele edilmez" deniyor.
Demek ki "sıra gözetmek", belirlenmiş bir **düzene ve önceliğe uymak** demektir.
Hızlıca bitirmek sözün tam tersidir; metinde acele edilmemesi isteniyor.
Başkası yerine karar vermek ya da uzun süre beklemek bu bağlama uymaz.
2. **Bendim evin **gözbebeği**,** **Herkes bana özen gösterirdi.** Bu dizelerde geçen **"gözbebeği"** sözüyle anlatılmak istenen nedir?
Dizelerde "herkes bana **özen gösterirdi**" deniyor; yani odaya çok değer veriliyor.
Bu yüzden "gözbebeği" burada **en çok sevilen, çok değer verilen** anlamındadır.
"Gözbebeği" sözcüğünün **gerçek** anlamı gözün ortasındaki bölümdür; ama burada **mecaz** anlamda kullanılmıştır.
Deyim ve mecazlarda sözcüğün gerçek anlamı değil, **kazandığı yeni anlam** geçerlidir.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Çok değer verilen, en çok sevilen
Dizelerde "herkes bana **özen gösterirdi**" deniyor; yani odaya çok değer veriliyor.
Bu yüzden "gözbebeği" burada **en çok sevilen, çok değer verilen** anlamındadır.
"Gözbebeği" sözcüğünün **gerçek** anlamı gözün ortasındaki bölümdür; ama burada **mecaz** anlamda kullanılmıştır.
Deyim ve mecazlarda sözcüğün gerçek anlamı değil, **kazandığı yeni anlam** geçerlidir.
3. **"Evde **lâkırdı** uzandı:** **Nalbanda, yok Avadis'e…"** Bu dizelerde geçen **"lâkırdı"** sözcüğü hangi anlamda kullanılmıştır?
Dizelerde evde bir şey "**uzanıyor**" ve ardından iki görüş sıralanıyor: "Nalbanda, yok Avadis'e…"
Yani evde bir **konuşma, tartışma** uzamıştır. "Lâkırdı" söz, konuşma anlamına gelir.
Onarım işi dizelerin **konusudur** ama "lâkırdı" sözcüğünün anlamı değildir.
Yolculuk ve para alışverişi bu dizelerde geçmiyor.
Eski ya da az kullanılan sözcüklerin anlamını **bağlamdan** tahmin edip sözlükten doğrulamak gerekir.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Konuşma, söz
Dizelerde evde bir şey "**uzanıyor**" ve ardından iki görüş sıralanıyor: "Nalbanda, yok Avadis'e…"
Yani evde bir **konuşma, tartışma** uzamıştır. "Lâkırdı" söz, konuşma anlamına gelir.
Onarım işi dizelerin **konusudur** ama "lâkırdı" sözcüğünün anlamı değildir.
Yolculuk ve para alışverişi bu dizelerde geçmiyor.
Eski ya da az kullanılan sözcüklerin anlamını **bağlamdan** tahmin edip sözlükten doğrulamak gerekir.
4. **"Uzmanın Birbirini dinleyen ailelerde sorunlar daha kolay çözülür sözü hepimizin hoşuna gitti."** Bu cümlede eksik olan noktalama işareti hangisidir ve nereye konmalıdır?
Cümlede başka birinin **söylediği söz** aktarılıyor: "Birbirini dinleyen ailelerde sorunlar daha kolay çözülür".
Başkasından aktarılan söz **tırnak içine** alınır.
Doğrusu: Uzmanın **"**Birbirini dinleyen ailelerde sorunlar daha kolay çözülür**"** sözü hepimizin hoşuna gitti.
Virgül, iki nokta ya da noktalı virgül burada alıntıyı göstermez.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Tırnak işareti ("), alıntılanan sözün başına ve sonuna
Cümlede başka birinin **söylediği söz** aktarılıyor: "Birbirini dinleyen ailelerde sorunlar daha kolay çözülür".
Başkasından aktarılan söz **tırnak içine** alınır.
Doğrusu: Uzmanın **"**Birbirini dinleyen ailelerde sorunlar daha kolay çözülür**"** sözü hepimizin hoşuna gitti.
Virgül, iki nokta ya da noktalı virgül burada alıntıyı göstermez.
5. **"Sevmekten geri kalma,** **Yapan ol, yıkan olma."** Bu dizelerde okura verilen **öğüt** nedir?
"Yapan ol" kurmayı, yarar sağlamayı; "yıkan olma" zarar vermemeyi anlatır.
"Sevmekten geri kalma" ise insanlara açık olmayı söyler.
İkisi birleşince öğüt şudur: **yarar sağla, zarar verme**.
"Yapan/yıkan" burada **mecaz** anlamdadır; bina onarmakla ilgili değildir.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: İnsanlara yarar sağla, zarar verme.
"Yapan ol" kurmayı, yarar sağlamayı; "yıkan olma" zarar vermemeyi anlatır.
"Sevmekten geri kalma" ise insanlara açık olmayı söyler.
İkisi birleşince öğüt şudur: **yarar sağla, zarar verme**.
"Yapan/yıkan" burada **mecaz** anlamdadır; bina onarmakla ilgili değildir.
6. **"Çok uzun yıllar önce bir kasabada öğretmenler, doktorlar, fırıncılar ve şoförler bir tepede toplandı. Hepsi "Kimse bizim değerimizi bilmiyor." diyordu. O gün çalışmamaya karar verdiler."** Bu metinde **olayın geçtiği yer** neresidir?
Olayın geçtiği yeri bulmak için metinde **nerede** sorusunun karşılığı aranır.
Metinde "bir kasabada… bir **tepede** toplandı" yazıyor.
Okul ve fırın meslek adları olarak geçiyor; olayın geçtiği yer olarak değil.
Yer belirtilmiştir; "belirtilmemiştir" seçeneği doğru olamaz.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Bir kasabadaki tepe
Olayın geçtiği yeri bulmak için metinde **nerede** sorusunun karşılığı aranır.
Metinde "bir kasabada… bir **tepede** toplandı" yazıyor.
Okul ve fırın meslek adları olarak geçiyor; olayın geçtiği yer olarak değil.
Yer belirtilmiştir; "belirtilmemiştir" seçeneği doğru olamaz.
7. **"Yürüyüşe **rahat** bir ayakkabı ve **iki** kalın çorap götürmelisiniz."** Bu cümledeki **rahat** ve **iki** sözcükleri için ne söylenebilir?
İsmin **nasıl** olduğunu söyleyen sözcük onu **niteler**: rahat **ayakkabı** → nasıl ayakkabı?
İsmin **sayısını, yerini ya da hangisi olduğunu** söyleyen sözcük onu **belirtir**: **iki** çorap → kaç çorap?
Bu yüzden "rahat" niteleyen, "iki" belirten sözcüktür.
İkisi de ismin önünde bulunur; ayrım sordukları **soruya** göre yapılır.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: "Rahat" ismi niteler, "iki" ismi belirtir.
İsmin **nasıl** olduğunu söyleyen sözcük onu **niteler**: rahat **ayakkabı** → nasıl ayakkabı?
İsmin **sayısını, yerini ya da hangisi olduğunu** söyleyen sözcük onu **belirtir**: **iki** çorap → kaç çorap?
Bu yüzden "rahat" niteleyen, "iki" belirten sözcüktür.
İkisi de ismin önünde bulunur; ayrım sordukları **soruya** göre yapılır.
8. Sofrada her yemeği tadarak yemenin önemini anlatmak isteyen biri hangi atasözünü kullanabilir?
Soruda aranan atasözü **yemekle** ve **beğenmekle** ilgili olmalıdır.
"Aç ne yemez, tok ne demez" sözü, karnı tok olanın yemeği beğenmediğini anlatır; sofra konusuna uyar.
"Damlaya damlaya göl olur" birikimi, "ağaç yaşken eğilir" küçük yaşta eğitimi anlatır.
"Sakla samanı, gelir zamanı" ise işe yaramaz görüneni saklamayı öğütler.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Aç ne yemez, tok ne demez.
Soruda aranan atasözü **yemekle** ve **beğenmekle** ilgili olmalıdır.
"Aç ne yemez, tok ne demez" sözü, karnı tok olanın yemeği beğenmediğini anlatır; sofra konusuna uyar.
"Damlaya damlaya göl olur" birikimi, "ağaç yaşken eğilir" küçük yaşta eğitimi anlatır.
"Sakla samanı, gelir zamanı" ise işe yaramaz görüneni saklamayı öğütler.
9. **"Sebze ve meyveler vitamin, mineral ve lif yönünden zengindir; bu yüzden bağışıklık sistemini güçlendirirler."** Bu cümlede **neden** ve **sonuç** hangileridir?
"**Bu yüzden**" sözü neden-sonuç ilişkisinin işaretidir.
Bu sözden **önce** gelen bölüm nedendir: besin yönünden zengin olmaları.
**Sonra** gelen bölüm sonuçtur: bağışıklığın güçlenmesi.
İlişkiyi ters çevirmek anlamı bozar; vitamin ve lif ise aynı nedenin **parçalarıdır**.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Neden: sebze ve meyvelerin besin yönünden zengin olması — Sonuç: bağışıklığın güçlenmesi
"**Bu yüzden**" sözü neden-sonuç ilişkisinin işaretidir.
Bu sözden **önce** gelen bölüm nedendir: besin yönünden zengin olmaları.
**Sonra** gelen bölüm sonuçtur: bağışıklığın güçlenmesi.
İlişkiyi ters çevirmek anlamı bozar; vitamin ve lif ise aynı nedenin **parçalarıdır**.
Deneme sınavında yazılıya giren ünitelerden karışık sorular gelir, sonunda 100 üzerinden notunu görürsün. Her cevaptan sonra doğrusu ve kısa açıklaması gelir.