📖 2. Ünite: Atatürk'ü Tanımak
5. Sınıf Türkçe dersinin 2. ünitesi. Ünite oyununda 25 soru var; her cevaptan sonra doğrusu ve kısa açıklaması gelir. Üniteyi bitirmek için en az 20 doğru gerekir.
📚 Bu ünitedeki konular
✏️ Örnek sorular
Ünite oyunundaki sorulardan 5 tanesi. Önce kendin düşün, sonra cevaba bak.
1. Atatürk, eğitime verdiği önemi **"En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır."** sözüyle dile getirmiştir. Bu sözle anlatılmak istenen nedir?
Sözde bir karşılaştırma var: cahillikle mücadele, **"en büyük savaş"** sayılıyor. Yani silahla yapılan savaş kadar, hatta ondan daha çok önemseniyor.
Bu yüzden söz, bilgisizliğin bir ülke için büyük bir tehlike olduğunu ve onunla mücadele edilmesi gerektiğini anlatır.
Söz, ordunun eğitiminden ya da savaşların çıkış nedeninden söz etmez.
Cahillik yalnızca savaş zamanının değil, **her zamanın** sorunudur; söz bunu sınırlamaz.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Bir ülkenin gelişmesi için bilgisizlikle mücadele etmek silahlı savaş kadar önemlidir.
Sözde bir karşılaştırma var: cahillikle mücadele, **"en büyük savaş"** sayılıyor. Yani silahla yapılan savaş kadar, hatta ondan daha çok önemseniyor.
Bu yüzden söz, bilgisizliğin bir ülke için büyük bir tehlike olduğunu ve onunla mücadele edilmesi gerektiğini anlatır.
Söz, ordunun eğitiminden ya da savaşların çıkış nedeninden söz etmez.
Cahillik yalnızca savaş zamanının değil, **her zamanın** sorunudur; söz bunu sınırlamaz.
2. **"Sizden ayrılalı tam iki ay oldu anacığım. İstasyonda el sallarken içine akıttığın gözyaşlarını hiç unutmadım."** Bu metinde geçen **"gözyaşını içine akıtmak"** sözüyle anlatılmak istenen nedir?
Gözyaşının "içe akıtılması", dışarıya **gösterilmemesi** demektir. Yani kişi ağlamaktadır ama belli etmemeye çalışmaktadır.
Yüksek sesle dile getirmek bunun tam tersidir.
Metinde unutma ya da sevinç yok; tersine ayrılığın acısı ve "hiç unutmadım" sözü var.
Deyimlerin anlamını kelimelerin **tek tek** anlamından değil, kullanıldığı bağlamdan çıkarırız.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Ağlamasını belli etmemeye çalışmak
Gözyaşının "içe akıtılması", dışarıya **gösterilmemesi** demektir. Yani kişi ağlamaktadır ama belli etmemeye çalışmaktadır.
Yüksek sesle dile getirmek bunun tam tersidir.
Metinde unutma ya da sevinç yok; tersine ayrılığın acısı ve "hiç unutmadım" sözü var.
Deyimlerin anlamını kelimelerin **tek tek** anlamından değil, kullanıldığı bağlamdan çıkarırız.
3. Atatürk'ün **"En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır."** sözü, onun hangi alana verdiği önemi gösterir?
"Cahillik" bilgisizlik demektir; bilgisizliğin çaresi **eğitimdir**.
Bu yüzden söz, Atatürk'ün eğitime verdiği önemi gösterir.
Tarım, ulaşım ve dış politika da Cumhuriyet döneminin önemli alanlarıdır, ancak bu söz doğrudan eğitimle ilgilidir.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Eğitim
"Cahillik" bilgisizlik demektir; bilgisizliğin çaresi **eğitimdir**.
Bu yüzden söz, Atatürk'ün eğitime verdiği önemi gösterir.
Tarım, ulaşım ve dış politika da Cumhuriyet döneminin önemli alanlarıdır, ancak bu söz doğrudan eğitimle ilgilidir.
4. **"Öğretmen, en arkada oturan çocuğun defterine bakınca yüzü aydınlandı. Çocuk, bütün harfleri tek tek, düzgün bir sırayla yazmıştı."** Bu metinde geçen **"yüzü aydınlanmak"** sözüyle anlatılmak istenen nedir?
Öğretmen deftere bakıyor ve çocuğun harfleri **düzgün** yazdığını görüyor. Bu, öğretmen için sevindirici bir durumdur.
Bu yüzden "yüzü aydınlanmak" burada **sevinmek** anlamındadır.
Şaşkınlık ya da yorgunluk metinde yok. "Bir şeyi yeni anlamak" sözün başka bağlamdaki kullanımına yakındır ama burada öğretmen bir şey öğrenmiyor, **sonucu görüyor**.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Sevinmek, yüz ifadesinin mutlulukla değişmesi
Öğretmen deftere bakıyor ve çocuğun harfleri **düzgün** yazdığını görüyor. Bu, öğretmen için sevindirici bir durumdur.
Bu yüzden "yüzü aydınlanmak" burada **sevinmek** anlamındadır.
Şaşkınlık ya da yorgunluk metinde yok. "Bir şeyi yeni anlamak" sözün başka bağlamdaki kullanımına yakındır ama burada öğretmen bir şey öğrenmiyor, **sonucu görüyor**.
5. **"Konuk, evin önündeki asmaya baktı, toprağa baktı, sonra ev sahibine döndü: 'Burada her şey yerli yerinde,' dedi."** Bu metinde geçen **"yerli yerinde"** sözüyle anlatılmak istenen nedir?
Konuk asmaya ve toprağa bakıp bu sözü söylüyor. Yani gördüğü şey bir **düzen**dir.
"Yerli yerinde" sözü, her şeyin olması gereken yerde ve durumda olmasını anlatır.
"Yerli" sözcüğünün "o yöreye ait" anlamı vardır ama bu deyimde o anlam kullanılmaz; deyimler kelimelerin tek tek anlamından **ayrı** bir anlam taşır.
Yenilik ya da aynı anda hazırlanmak metinde geçmiyor.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Her şeyin düzenli ve olması gereken durumda olması
Konuk asmaya ve toprağa bakıp bu sözü söylüyor. Yani gördüğü şey bir **düzen**dir.
"Yerli yerinde" sözü, her şeyin olması gereken yerde ve durumda olmasını anlatır.
"Yerli" sözcüğünün "o yöreye ait" anlamı vardır ama bu deyimde o anlam kullanılmaz; deyimler kelimelerin tek tek anlamından **ayrı** bir anlam taşır.
Yenilik ya da aynı anda hazırlanmak metinde geçmiyor.