📝 7. Sınıf Türkçe 1. Dönem 2. Yazılı
MEB takvimine göre 2026-2027 eğitim yılında 1. dönem 2. yazılı 4-15 Ocak 2027 arasında yapılır. Bu yazılıda çoğunlukla 1-3. ünitelerin konuları sorulur. Aşağıda konuları, cevaplı örnek soruları ve her ünitenin testini bulursun.
Okulunun konu dağılımı farklı olabilir; öğretmeninin duyurduğu konuları esas al.
- Konuları gözden geçir; bilmediğin konunun testini çöz.
- Deneme sınavıyla kendini ölç; yanlışlarını çalış.
Önerimiz: her gün 20 dakika. Önce konular ve ünite testleri; son hafta örnek kâğıt ve deneme.
📚 Yazılıda çıkan konular
📖 1. Ünite: Hayat Boyu Gelişim
- Martı Jonathan Livingston
- Gençliğin Kıymeti
- Sporda ve Yaşamda Hedefe Odaklan (Dinleme/İzleme)
- Adını Göklere Yazdıran Çocuk
- Ağaç ve Sen (Serbest Okuma)
📖 2. Ünite: Bir Hilal Uğruna
- Bayrağımızın Altında
- Mustafa 1881-1920 Tarihe Atılan İmza
- Milli Mücadele Sergisi - Kahraman Çocuklar (Dinleme/İzleme)
- Mustafa Kemal'in Kağnısı
- Gözüm Arkada Kalmayacak (Serbest Okuma)
📖 3. Ünite: İletişim ve Sosyal İlişkiler
- Eskici
- Ya Hayır Söyle
- Dijital Tayfa - Komik mi Şimdi? (Dinleme/İzleme)
- Öğüt
- Sevgilerde (Serbest Okuma)
✏️ 1. Dönem 2. Yazılı örnek soruları
Yazılıya giren ünitelerden 9 soru. Önce kendin çöz, sonra cevaba bak.
1. **"Jonathan, uçmayı büyük bir **tutkuyla** seviyordu."** Bu cümlede geçen **"tutku"** sözcüğü hangi anlamda kullanılmıştır?
Cümlede "**büyük bir** tutkuyla seviyordu" deniyor; yani sıradan bir sevgiden söz edilmiyor.
**Tutku**, kişiyi saran ve vazgeçilemeyen güçlü istektir.
Kısa süreli merak tutkunun tersidir.
Zorunluluk ve öfke de sözcüğün anlamıyla bağdaşmaz.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Kişiyi güçlü biçimde saran, vazgeçilmez istek
Cümlede "**büyük bir** tutkuyla seviyordu" deniyor; yani sıradan bir sevgiden söz edilmiyor.
**Tutku**, kişiyi saran ve vazgeçilemeyen güçlü istektir.
Kısa süreli merak tutkunun tersidir.
Zorunluluk ve öfke de sözcüğün anlamıyla bağdaşmaz.
2. **"Sporcu, antrenmanlarını hiç aksatmadı ….. sakatlığından kısa sürede döndü."** Bu cümlede boşluğa hangi ifade gelmelidir?
İlk bölüm bir **nedeni** veriyor: antrenmanları aksatmamak.
İkinci bölüm bunun **sonucunu** veriyor: kısa sürede dönmek.
İki bölüm arasında **sebep-sonuç** ilişkisi var; "ve bu sayede" bunu kurar.
"Buna karşılık" ve "oysa ki" karşıtlık, "örneğin" örnek bildirir.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: ve bu sayede
İlk bölüm bir **nedeni** veriyor: antrenmanları aksatmamak.
İkinci bölüm bunun **sonucunu** veriyor: kısa sürede dönmek.
İki bölüm arasında **sebep-sonuç** ilişkisi var; "ve bu sayede" bunu kurar.
"Buna karşılık" ve "oysa ki" karşıtlık, "örneğin" örnek bildirir.
3. **"Yavrum, bunun çaresi okuyup öğrenmektir,"** **"Bilgi en büyük kuvvet, yaşayıp yaşatmakta;"** **"Fakat faydasız kalır temiz olmazsa yürek!"** Bu dizelerde verilen öğüt nedir?
İlk iki dize bilginin **gücünü** anlatıyor.
Üçüncü dize bir **koşul** koyuyor: "fakat **faydasız kalır** temiz olmazsa yürek".
Yani bilgi tek başına yetmez; iyi yürekle birleşmelidir.
"Yürek bilgiden önemsizdir" dizelerin tersidir; şair ikisini de gerekli görüyor.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Bilgi, iyi bir yürekle birleşmezse yarar sağlamaz.
İlk iki dize bilginin **gücünü** anlatıyor.
Üçüncü dize bir **koşul** koyuyor: "fakat **faydasız kalır** temiz olmazsa yürek".
Yani bilgi tek başına yetmez; iyi yürekle birleşmelidir.
"Yürek bilgiden önemsizdir" dizelerin tersidir; şair ikisini de gerekli görüyor.
4. **"Çocukluğunda düzenli okumaya alıştı, askerî okullarda yabancı dil öğrendi, cephelerde komutanlık deneyimi kazandı. Böylece zor koşullarda hızlı karar verebilen bir önder oldu."** Bu metin hangi yapıyla kurulmuştur?
İlk cümlede **üç** etken sıralanıyor: okuma alışkanlığı, dil, komutanlık deneyimi.
Son cümle "**böylece**" diyerek **tek** bir sonuca bağlıyor.
Birden çok sebebin tek sonuca bağlandığı bu düzen "**çok sebep - bir sonuç**"tur.
Metinde iki şey karşılaştırılmıyor; bir sorun ve çözümü de sunulmuyor.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Çok sebep - bir sonuç
İlk cümlede **üç** etken sıralanıyor: okuma alışkanlığı, dil, komutanlık deneyimi.
Son cümle "**böylece**" diyerek **tek** bir sonuca bağlıyor.
Birden çok sebebin tek sonuca bağlandığı bu düzen "**çok sebep - bir sonuç**"tur.
Metinde iki şey karşılaştırılmıyor; bir sorun ve çözümü de sunulmuyor.
5. Bir şiir **söz korosu** yöntemiyle okunurken ne yapılır?
**Söz korosu**nda sınıf gruplara ayrılır.
Şiirin bölümleri gruplara paylaştırılır; her grup kendi bölümünü **birlikte** okur.
Böylece şiirdeki ahenk ve duygu daha güçlü duyulur.
Tek kişinin okuması ya da sessiz okuma söz korosu değildir.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Şiir bölümlere ayrılır, her bölüm bir grupça birlikte okunur.
**Söz korosu**nda sınıf gruplara ayrılır.
Şiirin bölümleri gruplara paylaştırılır; her grup kendi bölümünü **birlikte** okur.
Böylece şiirdeki ahenk ve duygu daha güçlü duyulur.
Tek kişinin okuması ya da sessiz okuma söz korosu değildir.
6. **I.** Küçük Cemil, "Ben de asker olacağım." dedi. **II.** Küçük Cemil, asker olacağını söyledi. Bu cümleler için ne söylenebilir?
**Doğrudan anlatımda** söz, söylendiği gibi **aynen** aktarılır ve tırnak içine alınır.
I. cümlede "Ben de asker olacağım." sözü aynen verilmiş: **doğrudan**.
**Dolaylı anlatımda** söz, aktaranın cümlesine dönüştürülür.
II. cümlede "asker olacağını söyledi" denmiş; söz yeniden kurulmuş: **dolaylı**.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: I. cümlede doğrudan, II. cümlede dolaylı anlatım kullanılmıştır.
**Doğrudan anlatımda** söz, söylendiği gibi **aynen** aktarılır ve tırnak içine alınır.
I. cümlede "Ben de asker olacağım." sözü aynen verilmiş: **doğrudan**.
**Dolaylı anlatımda** söz, aktaranın cümlesine dönüştürülür.
II. cümlede "asker olacağını söyledi" denmiş; söz yeniden kurulmuş: **dolaylı**.
7. Yazarın bir konu üzerine düşüncelerini, örneklerle ve kendi yorumlarıyla anlattığı; okuru bir görüşe yöneltmeyi amaçlayan yazılara ne denir?
Bu tür yazılarda bir **olay** değil, bir **görüş** anlatılır.
Yazar düşüncesini örneklerle destekler ve yorumunu açıkça koyar.
**Hikâyede** kurgusal bir olay, **tiyatro metninde** sahnelenecek bir eylem bulunur.
**Mektup** ise belli bir kişiye yazılır.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Düşünce yazısı
Bu tür yazılarda bir **olay** değil, bir **görüş** anlatılır.
Yazar düşüncesini örneklerle destekler ve yorumunu açıkça koyar.
**Hikâyede** kurgusal bir olay, **tiyatro metninde** sahnelenecek bir eylem bulunur.
**Mektup** ise belli bir kişiye yazılır.
8. Arkadaşının bir davranışının yanlış olduğunu düşünen biri, ona bunu **nasıl** söylemelidir?
Amaç kişiyi **küçük düşürmek** değil, fark etmesini sağlamaktır.
Bu yüzden uyarı **baş başayken** ve **kırıcı olmadan** yapılır.
Başkalarının önünde söylemek, şakaya dönüştürülse bile kişiyi savunmaya geçirir.
Arkadan konuşmak ise sorunu çözmez, büyütür.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: Başkalarının önünde değil, yalnızken ve kırmadan
Amaç kişiyi **küçük düşürmek** değil, fark etmesini sağlamaktır.
Bu yüzden uyarı **baş başayken** ve **kırıcı olmadan** yapılır.
Başkalarının önünde söylemek, şakaya dönüştürülse bile kişiyi savunmaya geçirir.
Arkadan konuşmak ise sorunu çözmez, büyütür.
9. **"Dinle sana bir nasihat edeyim: hatırdan, gönülden geçici olma."** Bu sözden çıkarılabilecek yargı hangisidir?
"Hatırdan, gönülden **geçici olma**" sözü, kişinin anılarda ve gönülde **kalıcı** olmasını öğütler.
Yani kurulan bağ bir süre sonra silinmemelidir.
Nasihatin zorluğu ya da geçmişi unutmak sözde geçmiyor.
"Herkesin gönlünü almak" ise sözün söylediğinden farklı, daha dar bir yargıdır.
Cevabı ve çözümü göster
Cevap: İnsanlarla kurulan bağ kalıcı olmalıdır.
"Hatırdan, gönülden **geçici olma**" sözü, kişinin anılarda ve gönülde **kalıcı** olmasını öğütler.
Yani kurulan bağ bir süre sonra silinmemelidir.
Nasihatin zorluğu ya da geçmişi unutmak sözde geçmiyor.
"Herkesin gönlünü almak" ise sözün söylediğinden farklı, daha dar bir yargıdır.
Deneme sınavında yazılıya giren ünitelerden karışık sorular gelir, sonunda 100 üzerinden notunu görürsün. Her cevaptan sonra doğrusu ve kısa açıklaması gelir.